Ekonomi

Kaplan: FED faiz kararında haklıydı

Goldman Sachs yöneticisi Rob Kaplan, FED’in Temmuz ayında faizi sabit tutmasını doğru buldu. Eylül kararı öncesinde ise esnek ve veri odaklı politika çağrısı yaptı.

Goldman Sachs Başkan Yardımcısı ve eski Dallas FED Başkanı Rob Kaplan, ABD Merkez Bankası’nın Temmuz ayında faizleri sabit tutma kararını destekledi. Kaplan, Eylül toplantısı öncesinde politika yapıcıların ekonomik verileri değerlendirmek için zaman kazanması gerektiğini belirterek, “Temmuz’da faiz artırmamak kesinlikle doğruydu.” dedi.

FED’in Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), 29 Temmuz’da yapılan toplantıda politika faizini %3,50-%3,75 aralığında bırakma kararı aldı. Karar 9’a karşı 3 oyla kabul edilirken, Cleveland, Dallas ve Minneapolis FED başkanları 25 baz puanlık faiz artışından yana oy kullandı.

Kaplan, Bloomberg’e yaptığı değerlendirmede FED’in Eylül toplantısına kadar enflasyon ve ekonomik aktiviteye ilişkin verileri yakından takip etmesi gerektiğini söyledi. Kaplan’a göre merkez bankası gelecekteki faiz kararları konusunda şimdiden katı bir tutum belirlememeli.

Enflasyon ve istihdam FED’in kararını zorlaştırıyor

ABD’de Temmuz ayı enflasyon verileri, FED’in önündeki tabloyu kısmen iyileştirdi. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Temmuz’da aylık bazda %0,1, yıllık bazda ise %3,4 arttı. Haziran’da yıllık enflasyon %3,5 seviyesindeydi.

Gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek TÜFE ise Temmuz’da aylık %0,2 yükseldi. Yıllık çekirdek enflasyon %2,5’e gerilerken, FED’in %2’lik hedefinin üzerinde kalmaya devam etti.

Kaplan, enflasyon görünümünü etkileyebilecek birçok faktöre dikkat çekti. Yapay zeka altyapısına yönelik yüksek yatırımlar, tarifeler, iş gücü arzındaki sınırlamalar ve yükselen petrol fiyatları maliyetleri artırabilecek unsurlar arasında yer alıyor. Buna karşın yapay zekanın uzun vadede verimliliği artırarak enflasyon üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği belirtiliyor. Şirketlerin aynı sayıda çalışanla daha fazla üretim yapabilmesi, maliyetlerin düşmesine yardımcı olabilir.

İşgücü piyasasındaki zayıflama da FED’in faiz politikasında önemli bir faktör haline geldi. Temmuz ayında tarım dışı istihdam 23 bin kişi azaldı. Ayrıca Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin veriler toplam 103 bin kişilik aşağı yönlü revize edildi.

Kaplan’dan Jackson Hole mesajı

Kaplan, FED Başkanı Kevin Warsh’ın yaklaşan Jackson Hole Ekonomi Politikaları Sempozyumu’nda Temmuz ayındaki faiz kararının gerekçelerini daha net açıklaması gerektiğini savundu. Kaplan’a göre yatırımcıların asıl ihtiyacı, Eylül ayında ne yapılacağına ilişkin kesin bir taahhüt değil, FED’in kararlarını hangi ekonomik göstergelere dayanarak verdiğini anlamak.

Bu nedenle Warsh’ın konuşmasının yalnızca genel ve felsefi bir değerlendirme yerine, Temmuz kararının arkasındaki ekonomik koşullara odaklanması bekleniyor.

Asıl risk uzun vadeli tahvil faizlerinde

Kaplan’ın dikkat çektiği bir diğer konu ise FED’in kısa vadeli faizinden ziyade uzun vadeli ABD Hazine tahvil getirileri oldu. ABD’nin yüksek bütçe açığı ve artan borçlanma ihtiyacı, piyasadaki Hazine tahvili arzını artırırken uzun vadeli tahvil faizleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor. Bu durum, FED politika faizini sabit tutsa bile kredi ve finansman maliyetlerinin yüksek kalmasına neden olabilir.

ABD federal bütçe açığı Temmuz ayında 432 milyar dolara ulaşırken, mali yılın ilk 10 ayındaki toplam açık 1,799 trilyon dolara çıktı. 13 Ağustos’ta gerçekleştirilen 25 milyar dolarlık 30 yıllık ABD Hazine tahvili satışında getiri %5,22’ye yükseldi. Bu oran, söz konusu vade için 2001’den bu yana görülen en yüksek seviyeye işaret etti.

Yüksek uzun vadeli tahvil getirileri, faiz geliri sağlamayan Bitcoin gibi riskli varlıkların cazibesini de azaltabilir. Bu nedenle FED’in Eylül kararı kadar ABD tahvil piyasasındaki gelişmeler de kripto para yatırımcıları açısından yakından izleniyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir