Bitcoin Haberleri Ekonomi

Bitcoin neden bu kez yükselmedi? Hazine hamlesi artık yetmiyor

ABD Hazinesi tahvil geri alımlarını 6 milyar dolara çıkardı ancak Bitcoin yükselmedi. Artan tahvil getirileri ve FED beklentileri BTC’yi baskılıyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvillere yönelik geri alım programını 6 milyar dolara çıkarması, Bitcoin’de beklenen yükselişi getirmedi. Ağustos ayında benzer bir hamle BTC’yi 65 bin dolardan 80 bin dolara taşıyan güçlü bir hareket başlatmıştı. Peki bu kez ne değişti?

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 19 Ağustos’ta uzun vadeli devlet tahvillerinde likiditeyi desteklemek amacıyla gerçekleştirilen geri alımların büyüklüğünün 2 milyar dolardan 4 milyar dolara çıkarılacağını açıklamıştı. Beklenmedik bu karar finans piyasalarında hızlı bir tepki oluşturdu. Bitcoin ve altın yükselirken uzun vadeli ABD tahvil getirileri geriledi.

Hazine’nin eski ve uzun vadeli tahvilleri piyasadan satın alması, likidite koşullarını iyileştirmeyi ve tahvil piyasasındaki baskıyı azaltmayı amaçlıyor. Tahvil getirilerindeki düşüş ise finansal koşulların gevşemesine yardımcı olarak Bitcoin gibi riskli varlıklar açısından daha olumlu bir ortam oluşturabiliyor.

Ancak 9 Eylül’de açıklanan yeni programda geri alım büyüklüğü 6 milyar dolara yükseltilmesine rağmen Bitcoin benzer bir tepki vermedi.

Tahvil getirileri Bitcoin’in önüne geçti

Yeni açıklamanın ardından ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 4,85 seviyesine yükselerek yaklaşık üç yılın en yüksek düzeyine çıktı. 20 ve 30 yıllık tahvil getirileri de yaklaşık yüzde 5,30 seviyesine ulaştı.

Bitcoin ise 78 bin doların altına geriledi ve bu seviyenin üzerine kalıcı şekilde çıkmakta zorlandı.

Bu durum, Hazine’nin tahvil geri alımlarının tek başına piyasaya yeterli likidite sağlayamadığını gösteriyor. Çünkü Bitcoin açısından asıl önemli gelişme geri alım miktarından ziyade bu hamlenin tahvil getirileri, likidite beklentileri ve yatırımcı risk iştahı üzerindeki etkisi.

Ağustos’taki sürpriz bu kez yoktu

İki gelişme arasındaki en önemli farklardan biri piyasanın beklentisi oldu. Ağustos ayındaki 4 milyar dolarlık geri alım kararı yatırımcılar açısından sürpriz niteliğindeydi. Hazine’nin uzun vadeli borçlanma maliyetlerine karşı daha güçlü müdahalede bulunabileceği beklentisi oluştu ve piyasalar bu gelişmeyi hızlı şekilde fiyatladı.

Bu kez ise 6 milyar dolarlık rakam piyasayı şaşırtmadı. Bessent’in önceki açıklamalarının ardından Wall Street’te geri alımların 10 milyar dolara kadar çıkabileceğine yönelik beklentiler oluşmuştu. Dolayısıyla 6 milyar dolarlık program, piyasanın beklediğinden daha güçlü bir likidite hamlesi olarak algılanmadı.

Makro baskılar Bitcoin’i sıkıştırıyor

Bitcoin üzerindeki baskının diğer önemli nedeni ise küresel makroekonomik görünüm. Petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine yaklaşması, ABD-İran savaşının devam etmesi ve enflasyon endişelerinin yeniden güçlenmesi piyasaların risk iştahını azaltıyor.

Bunun yanında geçen hafta açıklanan güçlü ABD istihdam verileri ve Kevin Warsh’ın şahin açıklamaları, Federal Rezerv’in 16 Eylül’de faiz artırabileceğine yönelik beklentileri de güçlendirdi.

Faiz artışı ihtimalinin yükselmesi, ABD tahvil getirilerinin yukarı hareketini desteklerken Bitcoin gibi riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor.

Kobeissi Letter da tahvil piyasasının Hazine’nin müdahalesine karşı koyduğunu belirterek mevcut koşullar devam ederse 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 5’in üzerine çıkabileceği uyarısında bulundu.

Bitcoin için asıl mesaj ne?

Bu gelişmeler, Ağustos ayında Bitcoin’i yukarı taşıyan unsurun yalnızca Hazine’nin tahvil geri alım programı olmadığını gösteriyor.

Önceki hamlede piyasalar, düşen tahvil getirileri ve artan likidite beklentileri nedeniyle daha fazla risk almaya yönelmişti. Bugün ise yükselen petrol fiyatları, enflasyon korkuları, güçlü istihdam verileri ve FED’in olası faiz artışı bu etkinin önüne geçiyor.

Dolayısıyla Hazine’nin geri alım programını 6 milyar dolara yükseltmesi Bitcoin için tek başına yeterli bir katalizör oluşturmadı. BTC’nin yeni bir yükseliş başlatabilmesi için tahvil getirilerindeki baskının azalması ve finansal koşulların yeniden gevşemesi önem taşıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir