Robinhood ile AMC arasındaki tokenize hisse krizi, ABD’de üçüncü taraf hisse tokenları için yeni düzenlemelerin önünü açabilir.
Robinhood ile AMC Entertainment arasında başlayan hisse tokenı tartışması, ABD’de tokenize edilmiş hisse senetlerinin geleceği açısından önemli bir dönüm noktasına dönüşebilir. AMC CEO’su Adam Aron’un ürüne yönelik itirazına Robinhood geri adım atmadan yanıt verirken, tartışma üçüncü taraflar tarafından oluşturulan tokenların ABD menkul kıymet kuralları kapsamında nasıl değerlendirileceği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Tartışma, AMC CEO’su Adam Aron’un Robinhood’un AMC hissesiyle bağlantılı tokenını şirketin onayı olmadan piyasaya sunduğunu öne sürmesiyle başladı. Aron, söz konusu ürünü sert şekilde eleştirerek Robinhood’dan işlemleri durdurmasını istedi ve konuyu şirketin hukuk danışmanlarıyla inceleyeceğini açıkladı.
Robinhood Baş Hukuk Sorumlusu Dan Gallagher ise bu talebe sosyal medya üzerinden oldukça net bir yanıt verdi. Gallagher, şirketin geri adım atmayacağını belirtirken AMC’ye avukatlarını göndermesi çağrısında bulundu. Robinhood CEO’su Vlad Tenev de kısa süre sonra Gallagher’ın açıklamasını destekleyerek şirketin Stock Tokens ürününün arkasında olduğunu söyledi.
Aron ise tokenların, ABD dışında Jersey merkezli bir yapı üzerinden oluşturulan sentetik bir piyasaya dayandığını savundu. Ona göre bu tokenları satın alan yatırımcılar, doğrudan AMC hissedarlarının sahip olduğu oy kullanma ve mülkiyet haklarını elde etmiyor.
Tokenlar gerçek hisse anlamına gelmiyor
Robinhood’un belgelerine göre Stock Tokens, doğrudan ilgili şirketler tarafından çıkarılan hisseler değil. Bunlar, Robinhood Assets (Jersey) Limited tarafından ihraç edilen tokenlaştırılmış borç menkul kıymetleri olarak yapılandırılıyor.
Her ERC-20 token belirli bir hisse senedi veya ETF’nin fiyatını takip ediyor. Robinhood, tokenların karşılığında gerçek varlıkların lisanslı bir saklayıcıda bire bir tutulduğunu belirtiyor. Fakat token sahibi, AMC gibi ilgili şirketin doğrudan hissedarı sayılmıyor. Bu nedenle token sahipleri şirket genel kurullarında oy kullanamıyor ve hakları doğrudan AMC’ye karşı değil, tokenı ihraç eden Jersey merkezli yapıyla yaptıkları sözleşmeye dayanıyor.
Robinhood ayrıca yatırımcıların tokenları ikincil piyasalarda satabileceğini veya belirli kimlik ve kara para aklamayı önleme kontrollerinden geçtikten sonra ihraççıya iade edebileceğini belirtiyor. İhraççının iflas etmesi halinde ise bağımsız bir güvenlik temsilcisinin teminat niteliğindeki hisseleri satarak uygun yatırımcılara nakit ödeme yapması öngörülüyor.
Tartışma ABD’de yeni kuralları hızlandırabilir
Blockchain oracle şirketi RedStone’un kurucu ortağı Marcin Kaźmierczak’a göre sorun doğrudan blockchain teknolojisinden kaynaklanmıyor. Asıl tartışmanın tokenların nasıl yapılandırıldığı, hangi hakları sunduğu ve şirketin onayının alınıp alınmadığı noktasında yoğunlaştığını belirtiyor.
Kaźmierczak, benzer ürünlerin düzenleyici incelemelerden daha rahat geçebilmesi için ilgili şirket tarafından desteklenmesi ve menkul kıymet kurallarına uygun şekilde piyasaya sunulması gerektiğini düşünüyor. Ona göre Robinhood ile AMC arasındaki anlaşmazlık, ABD’de tokenize hisseler için daha net bir yasal çerçevenin oluşturulması sürecini hızlandırabilir.
Öte yandan bu tartışma, AMC’nin üçüncü tarafların kendi hisselerine dayalı her türlü finansal ürünü engelleme konusunda otomatik bir hukuki yetkiye sahip olduğu anlamına gelmiyor. Robinhood’un yapısının yasal durumu; menkul kıymet, türev ürün, bilgilendirme ve pazarlama kurallarıyla birlikte ürünün hangi ülkelerde sunulduğuna göre değerlendirilecek.
SEC de tokenize hisseleri yakından izliyor
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) ilgili birimleri daha önce ihraççı destekli tokenlarla üçüncü tarafların oluşturduğu tokenize ürünler arasındaki farklara dikkat çekmişti.
İhraççı destekli modellerde şirket veya yetkilendirdiği kurum, hisselerin blockchain üzerinde doğrudan kaydını gerçekleştirebiliyor. Üçüncü taraflar tarafından oluşturulan modellerde ise token sahibinin ilgili şirket üzerinde doğrudan bir mülkiyet veya sözleşmesel hakkı bulunmayabiliyor. SEC ayrıca bu tür yapılarda yatırımcıların token sağlayıcısının iflası gibi ek risklerle karşılaşabileceğine dikkat çekiyor.
Tokenize hisse piyasasının büyümesi de tartışmanın önemini artırıyor. RWA.xyz verilerine göre 4 Eylül itibarıyla dağıtılmış tokenize hisselerin toplam değeri yaklaşık 2,91 milyar dolara ulaştı. Piyasa son 30 günde yüzde 17,5 büyürken, takip edilen ürün sayısı 5.245’e çıktı.
SEC’nin tokenize hisseler konusunda yeni düzenlemeler üzerinde çalışması ve Nasdaq gibi büyük piyasa altyapılarının tokenize işlem modellerini test etmeye başlaması da sürecin hızlandığını gösteriyor.
Robinhood-AMC anlaşmazlığı bu nedenle yalnızca iki şirket arasındaki bir hukuk tartışması olmaktan çıkabilir. Yaşanan gelişmeler, ABD’de yatırımcı haklarının, şirket onayının ve üçüncü taraf tokenlarının sınırlarının daha net çizilmesi için yeni düzenlemelerin önünü açabilir.
