ABD 30 yıllık tahvil faizinin yüzde 5 seviyesini aşması, Bitcoin ve riskli varlıklar üzerindeki baskıyı artırdı. Gözler şimdi FED’in faiz kararında.
ABD’de 30 yıllık Hazine tahvil ihalesinde faiz oranının yüzde 5,06 seviyesinde gerçekleşmesi, uzun vadeli borçlanma maliyetlerindeki yükselişi yeniden gündeme taşıdı. Piyasa uzmanları, artan tahvil getirilerinin Bitcoin (BTC) ve diğer riskli varlıklara yönelik yatırım iştahını azaltabileceği konusunda uyarıyor.
ABD Hazinesi’nin gerçekleştirdiği son 30 yıllık tahvil ihalesinde faiz oranı yüzde 5,06 olarak belirlendi. Bu seviye, 2007 yılından bu yana görülen en yüksek ihale faizi olarak kayıtlara geçti.
Uzun vadeli ABD tahvil getirilerinin yeniden yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkması, Washington’ın artan borçlanma ihtiyacını finanse etmek için artık daha yüksek maliyetlere katlandığını gösteriyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, aynı vadeli tahviller 2022 yılının başında yaklaşık yüzde 2 seviyesinden ihraç ediliyordu. Uzmanlara göre bu yükselişte artan enflasyon beklentileri, büyüyen bütçe açığı ve piyasaya sürülen yüksek miktardaki Hazine tahvili önemli rol oynuyor.
Yapay zekâ yatırımları da tahvil piyasasını etkiliyor
Piyasa analiz platformu The Kobeissi Letter, yapay zekâ yatırımlarının finansmanı için teknoloji şirketlerinin rekor düzeyde borçlanmasının da tahvil piyasasında rekabeti artırdığını belirtti.
Analize göre özel sektörün yoğun borçlanma talebi ile ABD Hazine’sinin finansman ihtiyacının aynı yatırımcı kitlesine yönelmesi, uzun vadeli faizlerin yükselmesinde etkili oluyor. Platform, bu gelişmeleri ABD’nin borç sorununun giderek derinleştiğinin bir göstergesi olarak değerlendirdi.
Yüksek faiz Bitcoin için kısa vadede olumsuz
Spot On Chain analisti Hupzy ise yüzde 5’in üzerindeki uzun vadeli tahvil getirilerinin Bitcoin ve diğer riskli varlıklar açısından önemli bir makroekonomik engel oluşturduğunu ifade etti.
Analiste göre daha yüksek faiz oranları, gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değerini düşürdüğü için riskli varlıkların değerlemeleri üzerinde baskı oluşturuyor. Ayrıca yatırımcılar, devlet tahvillerinden daha yüksek ve görece risksiz getiri elde edebildiklerinde Bitcoin gibi volatil varlıklara sermaye ayırma konusunda daha temkinli davranabiliyor.
Hupzy, artan borçlanma maliyetlerinin uzun vadede ABD Merkez Bankası’nı daha gevşek para politikasına yöneltebileceğini belirtse de kısa vadede piyasanın riskten kaçış eğilimine girdiğini söyledi. Analist, Mayıs ayında görülen yüzde 5,20 seviyesinin kritik direnç olduğunu, bu seviyenin aşılması halinde yüksek faiz döneminin daha uzun sürebileceğini düşünüyor.
Bitcoin’de gözler FED kararında
Bitcoin fiyatı, haberin hazırlandığı sırada 64 bin doların üzerinde işlem görüyor. Piyasa değeriyle lider konumdaki kripto para son 24 saatte yaklaşık yüzde 1,3 değer kaybederken, haftalık bazda ise yüzde 1,7 yükselişini koruyor. Son 30 günlük performans ise büyük ölçüde yatay seyrediyor.
Ancak analistler, Bitcoin’in yönünü yalnızca tahvil faizlerinin belirlemeyeceğini vurguluyor. Piyasalar, ABD’de açıklanacak işsizlik başvuruları, PMI verileri ve Alphabet ile Tesla’nın finansal sonuçlarının ardından 29 Temmuz’da gerçekleştirilecek FED toplantısına odaklanmış durumda.
Vadeli işlem piyasalarını takip eden CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar, FED’in faizleri sabit bırakma ihtimalini yaklaşık yüzde 86 olarak fiyatlıyor. Buna karşın beklenmedik bir faiz artırımı kararı, hem kripto para piyasasında hem de hisse senetlerinde satış baskısını artırabilecek önemli bir risk olarak görülüyor.
Uzmanlara göre ABD’de uzun vadeli tahvil faizlerinin yeniden %5 seviyesinin üzerine çıkması, önümüzdeki dönemde kripto para piyasasının yakından izlemesi gereken en önemli makroekonomik gelişmeler arasında yer alıyor. FED’in para politikası kararları ile tahvil piyasasındaki hareketlerin birlikte değerlendirilmesi, Bitcoin’in kısa vadeli fiyat yönü açısından belirleyici olabilir.
