Backpack CEO’su Armani Ferrante, tokenleştirilmiş hisse kapsamını 10 bin sembole çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Planın detayları ve SEC’in yeni kuralları…
Backpack CEO’su Armani Ferrante, tokenleştirilmiş hisse senetlerinin Solana üzerindeki kapsamını yaklaşık 200 sembolden 10 bine çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Planın merkezinde ise geleneksel aracı kurum hesapları ile merkeziyetsiz finans (DeFi) uygulamalarını tek bir API üzerinden birbirine bağlamak bulunuyor.
Solana tarafından 26 Eylül’de paylaşılan açıklamaya göre Ferrante, ABD hisse piyasasının çok daha geniş bir bölümünü blokzincir ortamına taşımak istiyor. Backpack CEO’su, hedeflerinin yalnızca birkaç hisseyi tokenleştirmek olmadığını belirterek, “10 hisse değil, 100 hisse değil. Tüm hisse piyasasını Solana’ya getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Ferrante’nin planında yatırımcıların gerçek bir hisseyi aracı kurum hesabından DeFi uygulamalarına taşıyabilmesi ve gerektiğinde yeniden geleneksel finans sistemine aktarabilmesi öne çıkıyor. CEO, yaklaşık 200 sembolden 10 bin sembole geçişi “bir sonraki sıçrama” olarak tanımladı. Ancak şirket, bu genişlemenin ne zaman başlayacağı veya ilk etapta hangi hisselerin ekleneceği konusunda bir takvim paylaşmadı.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise söz konusu 200 sembolün şu anda Solana üzerinde dolaşımda bulunan 200 farklı token anlamına gelmemesi. Bu rakam Ferrante’nin mevcut başlangıç kapsamına ilişkin açıklamasından geliyor.
Hisseler Solana’ya nasıl taşınıyor?
Backpack, Haziran ayında menkul kıymet hizmetlerini genişleterek kullanıcıların ABD hisseleri ve borsa yatırım fonlarını (ETF) aracı kurum hizmeti üzerinden tutmasına ve uygun varlıkları tokenleştirilmiş menkul kıymetlere dönüştürmesine imkan sundu.
Şirketin açıklamasına göre desteklenen bir token Backpack Exchange’e yatırıldığında, ilgili varlık yeniden geleneksel menkul kıymet hakkına dönüştürülebiliyor. Backpack, aracı kurum tarafındaki varlıkların New York Uniform Commercial Code Article 8 kapsamında menkul kıymet hakkı olarak tutulduğunu belirtiyor.
Platform ayrıca nakit temettüler, şirket faaliyetleri ve ACATS ile Depository Trust & Clearing Corporation gibi geleneksel finans altyapıları üzerinden gerçekleştirilen transferleri desteklediğini ifade ediyor.
Solana tarafında ise Backpack tarafından çıkarılan tokenler uyumlu cüzdanlarda tutulabiliyor ve kullanıcılar arasında transfer edilebiliyor. Tokenler, ilgili uygulamanın kurallarına bağlı olarak DeFi platformlarında da kullanılabiliyor.
Backpack’in tokenleştirilmiş hisse ürünlerinden ilki SpaceX ile bağlantılı olarak Haziran ayında gündeme geldi. Şirket daha sonra Micron ve SanDisk gibi farklı ABD şirketlerine bağlı ürünler de sundu. Backpack, uygun Solana tokenlerinin platform üzerinden ilgili hisselerle bire bir dönüştürülebileceğini açıkladı.
Eylül ayında duyurulan CoreWeave ürünü de bu sistemi gösteren örneklerden biri oldu. Kullanıcılar CoreWeave varlıklarını Solana üzerindeki CRWV tokeni olarak çekebiliyor, ardından tokeni yeniden Backpack’e yatırarak aracı kurum hesabındaki karşılığına dönüştürebiliyor.
Tokenleştirilmiş hisse, gerçek hisseyle aynı mı?
Backpack, geleneksel aracı kurum varlığı ile bunun tokenleştirilmiş biçimi arasında bazı önemli farklılıklar bulunduğunu belirtiyor.
Örneğin şirketin Micron ürünüyle ilgili açıklamasına göre geleneksel hisse sahipleri nakit temettü ve şirket faaliyetlerinden doğan hakları geleneksel menkul kıymet altyapısı üzerinden alıyor. Tokenleştirilmiş Micron varlıklarında ise temettülerin yeni tokenlere dönüştürülerek yeniden yatırıldığı belirtiliyor.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) de tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin yatırımcılara sunduğu hakların yapıya göre değişebileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Dolayısıyla aynı hisse sembolünü taşıyan her tokenin geleneksel hisseyle aynı hukuki ve ekonomik hakları sunduğu varsayılmamalı.
ABD’de tokenleştirilmiş hisseler için yeni dönem
ABD’de düzenleyici ortam da tokenleştirilmiş hisseler açısından değişiyor. SEC, 17 Eylül’de belirli platformların tokenleştirilmiş Ulusal Piyasa Sistemi (NMS) hisselerini izinli otomatik piyasa yapıcılar ve likidite havuzları üzerinden işlemesine yönelik şartlı bir düzenleyici muafiyet açıkladı.
Beş yıllık çerçeve kapsamında işlem yapılabilecek sembol ve işlem hacmine ilişkin sınırlar bulunuyor. SEC ayrıca tokenleştirilmiş bir hissenin geleneksel hissenin sağladığı hak ve ayrıcalıkları taşımasını şart koşuyor.
Üçüncü taraflar tarafından tokenleştirilen hisselerde ise ilgili şirketin bilgilendirilmesi ve itiraz hakkının tanınması gerekiyor. Ayrıca akıllı sözleşmelerin denetlenebilir olması ve dayanak hissenin ana borsasında işlemlerin durdurulması halinde token işlemlerinin de durdurulması şartları bulunuyor.
SEC açıklamasında Backpack’in bu kapsamda yer alan bir platform olduğu belirtilmedi.
Backpack’in ABD tarafındaki yapılanması da sürüyor. Şirketin ABD kolu, Eylül ayında eski Multicoin Capital yöneticisi Kyle Samani’yi yönetim kuruluna dahil etti. Backpack, Samani’nin düzenlemeye tabi finansal hizmetler ve zincir üstü piyasalar konusundaki çalışmalarına katkı sağlayacağını açıkladı.
Şirketin 10 bin tokenleştirilmiş hisse hedefi ise gerçekleşmesi halinde geleneksel borsa varlıkları ile Solana ekosistemi arasındaki bağlantıyı önemli ölçüde genişletebilir.
