Ethereum Haberleri Blockchain DeFi

a16z: Geleneksel finans blockchain’i benimsiyor, ancak DeFi’yi değil

a16z’nin yeni raporuna göre geleneksel finans kurumları blockchain teknolojisini maliyetleri düşürmek ve işlemleri hızlandırmak için kullanıyor. Ancak bu dönüşüm, DeFi modelinin benimsenmesi anlamına gelmiyor.

Venture sermayesi şirketi a16z, yayımladığı son raporda geleneksel finans (TradFi) kurumlarının blockchain teknolojisine olan ilgisinin merkeziyetsiz finansı (DeFi) benimsemekten ziyade mevcut finansal sistemlerini daha verimli hale getirme amacına dayandığını ortaya koydu.

Rapora göre bankalar ve büyük finans kuruluşları, blockchain teknolojisini operasyonel maliyetleri azaltmak, işlemlerin mutabakat süresini kısaltmak, ürün dağıtımını genişletmek ve müşteri ilişkilerini daha etkin yönetmek için kullanıyor. Bu yaklaşım, blockchain’i ideolojik bir dönüşümden çok pratik bir iş aracı haline getiriyor.

Kurumlar DeFi’ye değil, seçici blockchain kullanımına yöneliyor

a16z, geleneksel finans kurumlarının mevcut DeFi ekosistemine doğrudan dahil olmadığını belirtiyor. Bunun yerine, düzenleyici gereklilikler, operasyonel ihtiyaçlar ve risk yönetimi kriterlerine uygun blockchain özelliklerini tercih ederken, açık erişim ve tamamen merkeziyetsiz yapılar gibi DeFi’nin temel unsurlarını benimsemekten kaçınıyor.

Bu yaklaşımın, ne tamamen geleneksel finans ne de bugünkü DeFi modeliyle örtüşen yeni bir programlanabilir finansal altyapının oluşmasına zemin hazırladığı ifade ediliyor.

JPMorgan ve BlackRock örnekleri dikkat çekiyor

Raporda, JPMorgan’ın kurumsal mevduatlar için geliştirdiği izinli blockchain ağı ile BlackRock ve Franklin Templeton tarafından sunulan tokenize para piyasası fonları örnek gösterildi.

a16z’ye göre bu projeler, kurumların DeFi’yi benimsediğini göstermiyor. Aksine, blockchain teknolojisi; bankalar arası mutabakat süreçleri, fon abonelikleri ve getiri sağlayan finansal ürünler gibi mevcut hizmetleri daha verimli hale getirmek için kullanılıyor.

Kurumlar; programlanabilirlik, şeffaflık ve anlık mutabakat (atomic settlement) gibi blockchain avantajlarından yararlanırken, açık erişim, takma isimli kullanım (pseudonymity) ve güvene ihtiyaç duymayan (trustless) işlem yapısı gibi DeFi’nin temel prensiplerinden uzak durmayı tercih ediyor.

Rapor, bugün kurumsal finans tarafından kullanılan birçok blockchain teknolojisinin ilk olarak açık ve izinsiz (permissionless) kripto ekosistemlerinde geliştirildiğine de dikkat çekiyor. Bu ortamlar, geliştiricilere yeni finansal modelleri ve altyapıları test etme imkânı sunarken, bugün kurumların faydalandığı birçok yeniliğin de temelini oluşturdu.

“Wall Street tek hedef olmamalı”

a16z, kripto sektörünün yalnızca bankalar ve büyük varlık yönetim şirketlerine odaklanmasının doğru bir strateji olmayacağını vurguluyor.

Rapora göre geleneksel finans kurumları önemli bir talep kaynağı olsa da sektörün geleceğini tek başına temsil etmiyor. Blockchain teknolojisinin kullanım alanları, finans dünyasının çok ötesine uzanıyor ve sektörün büyüme potansiyeli yalnızca TradFi ile sınırlı görülmemeli.

Raporda şu değerlendirmeye yer verildi:

“Kurumsal ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirmek değerli ve meşru bir hedef. Ancak bu, blockchain ekosisteminin izleyebileceği yollardan yalnızca biri; tamamı değil.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir