Chainlink, bankaların Swift’in blockchain defterine bağlanmasını sağlayacak yeni sistemi duyurdu. Bankalar işlem anahtarlarının kontrolünü korurken tokenleştirilmiş ödemeler test edilecek.
Chainlink, bankaların Swift’in blockchain tabanlı ödeme altyapısına erişmesini sağlayacak yeni bağlantı sistemini duyurdu. Yeni yapı, finans kuruluşlarının mevcut sistemlerini Swift’in ortak defterine bağlamasına imkan verirken, işlemleri onaylamak için kullandıkları özel anahtarların kontrolünü bankalarda bırakıyor.
Chainlink’in 28 Eylül’de yaptığı açıklamaya göre Chainlink Runtime Environment (CRE), bankaların kendi altyapıları ile Swift’in blockchain defteri arasında koordinasyon sağlayacak. Böylece finans kuruluşları, mevcut güvenlik ve onay mekanizmalarını değiştirmeden tokenleştirilmiş ödeme hizmetlerine erişebilecek.
Bankalar işlem yetkisini koruyacak
Yeni modelin en önemli noktalarından biri, işlemlerin bankaların kendi anahtarlarıyla imzalanması. Chainlink’in CRE sistemi iş akışlarını yönetirken, işlem onaylama yetkisi finans kuruluşlarında kalacak.
Bu yapı sayesinde bankalar, Swift’in blockchain altyapısına bağlanırken işlem imzalama yetkilerini üçüncü bir tarafa devretmek zorunda kalmayacak. Kurumlar kendi yönetişim, güvenlik ve onay süreçlerini kullanmaya devam edebilecek.
Sistem aynı zamanda bankaların kendi tokenleştirilmiş mevduat defterleri ile Swift’in ortak altyapısı arasında akıllı sözleşme işlemlerini yönetmesine imkan tanıyor. Tokenleştirilmiş mevduatlar bankaların kendi defterlerinde tutulurken Swift, farklı finans kuruluşları arasındaki ödeme taahhütlerinin koordine edilmesini sağlıyor.
Chainlink Labs CEO’su Sergey Nazarov, bankaların tokenleştirilmiş mevduat ve blockchain bağlantısı için yeni altyapılar aradığı dönemde Swift defterini desteklemekten memnuniyet duyduklarını belirtti.
Swift’in blockchain defteri nasıl çalışıyor?
Swift’in geliştirdiği sistem, geleneksel finans altyapısının tamamen yerine geçmeyi değil, bankalar arasındaki ödeme süreçlerini blockchain teknolojisiyle daha sürekli hale getirmeyi hedefliyor.
Altyapı, 24 saat ve haftanın 7 günü sınır ötesi ödeme koordinasyonu için tokenleştirilmiş ticari banka mevduatlarını kullanıyor. Bu dijital varlıklar, ihraççı bankaların bilançosundaki gerçek mevduatları temsil ediyor.
Swift’in ortak blockchain defteri ödeme taahhütlerini kaydedip doğrularken nihai para transferi, gerçek zamanlı brüt ödeme sistemleri, muhabir bankacılık altyapıları veya tarafların üzerinde anlaştığı diğer mevcut yöntemler üzerinden gerçekleştirilebiliyor.
Dolayısıyla Swift’in blockchain hamlesi, şirketin küresel finansal mesajlaşma altyapısını ortadan kaldırmayı amaçlamıyor. Blockchain katmanı daha çok ödeme öncesindeki koordinasyon ve doğrulama süreçlerinde kullanılıyor.
17 banka ilk pilotlara hazırlanıyor
Swift, Temmuz ayında 17 bankanın tokenleştirilmiş mevduatlarla gerçekleştirilecek ilk canlı işlemlere hazırlandığını açıklamıştı. Altı kıtadan bankaların yer aldığı grupta ANZ, BNP Paribas, BNY, Citi, DBS, First Abu Dhabi Bank, HSBC, Itaú Unibanco, MUFG Bank, Standard Chartered, UBS, UOB ve Wells Fargo gibi büyük finans kuruluşları bulunuyor.
Pilot programın temel amaçlarından biri, ödemelerin hafta sonları ve geleneksel bankacılık saatleri dışında da yürütülebilmesini test etmek. Swift ayrıca sistemin ilerleyen aşamalarda kurumsal ödemeler, programlanabilir ödeme akışları, döviz işlemleri ve menkul kıymet işlemlerine bağlı nakit hareketleri gibi alanlarda kullanılabileceğini belirtiyor.
Swift’in mevcut ağı 200’den fazla pazarda 11.500’den fazla finans kuruluşu ve şirketi birbirine bağlıyor. Blockchain defteri ise henüz bu ağın tamamına açılmış değil. İlk aşamada kontrollü bir kullanım süreci yürütülüyor.
Chainlink’in yeni bağlantı katmanı da Swift ağına dahil olan her kurumun blockchain sistemine geçeceği anlamına gelmiyor. Sistem, özellikle tokenleştirilmiş mevduat ve blockchain tabanlı ödeme altyapısını kullanmak isteyen finans kuruluşları için bir erişim seçeneği sunuyor.
Swift, blockchain defterinin ilk tasarım çalışmalarında 40’tan fazla finans kuruluşunun katkı sağladığını açıklamıştı. Projenin 2025’te duyurulmasının ardından geliştirme süreci hızla ilerlerken, 2026 itibarıyla kontrollü canlı kullanım aşamasına geçilmiş durumda.
Chainlink ile yapılan son entegrasyon ise geleneksel bankacılık altyapısı ile blockchain tabanlı finans arasında yeni bir bağlantı kurulması açısından projenin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.
