ABD Adalet Bakanlığı, Helix Bitcoin Mixer ile bağlantılı 400 milyon doların üzerinde kripto para, nakit ve gayrimenkul ele geçirdi.
ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), Helix Bitcoin Mixer ile bağlantılı 400 milyon dolardan fazla kripto para, gayrimenkul ve nakit paraya resmi olarak el koydu.
El koyma işlemi, Helix’in operatörü Larry Dean Harmon aleyhine yıllarca süren davanın ardından 2026 yılının Ocak ayı sonunda kesinleşti.
Helix’in yasa dışı faaliyetleri ve Harmon Davası
2014’ten 2017’ye kadar faaliyet gösteren Helix, Bitcoin işlemlerini anonim hale getirmek için tasarlanmış bir karıştırma hizmeti olarak pazarlanıyordu. Araştırmacılar, bu hizmetin uyuşturucu kaçakçılığı, bilgisayar korsanlığı ve diğer yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı fonların aklanmasında önemli bir merkez haline geldiğini ortaya çıkardı.
Mahkeme belgelerine göre Helix, kullanıcıları için o dönemde yaklaşık 300 milyon dolar değerinde 354.468’den fazla Bitcoin işlemi gerçekleştirdi.
Darknet arama motoru Grams’ı da yaratan Harmon, platformu büyük darknet pazarlarıyla doğrudan entegre olacak şekilde tasarladı. Uygulama Programlama Arayüzü (API), hizmetin Bitcoin çekme sistemlerine bağlanmasını sağladı ve her işlemden komisyon ve ücret olarak belirli bir yüzde kazanmalarını mümkün kıldı. Araştırmacılar ayrıca, karıştırma hizmeti aracılığıyla birkaç darknet pazarından elde edilen on milyonlarca dolarlık yasadışı geliri de izledi.
Ohio merkezli Helix operatörü, 2020 yılında ilk olarak kara para aklama komplosu ve lisanssız para transferi işi yürütmekle suçlandı. Ağustos 2021’de kara para aklama komplosu suçunu kabul etti ve Kasım 2024’te 36 ay hapis cezasına, üç yıl denetimli serbestlik cezasına, para cezasına ve el konulan varlıklara mahkum edildi.
21 Ocak 2026’da, Columbia Bölgesi ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı Beryl A. Howell, varlıkları resmi olarak devlete devreden nihai bir müsadere kararı verdi.
Düzenleyiciler kripto karıştırıcılarına yönelik baskıyı hafifletiyor
Helix davası, kripto para karıştırıcıları ve gizlilik araçlarına yönelik daha geniş kapsamlı bir düzenleyici baskının parçası. Tornado Cash gibi platformlar da son yıllarda yaptırımlara ve yaptırım önlemlerine maruz kaldı. Kripto savunucuları bu hizmetlerin meşru gizlilik korumaları sağlayabileceğini savunurken, yetkililer bu hizmetlerin suç faaliyetlerinde kullanılma potansiyeline odaklanmaya devam ediyor.
İlgili bir gelişmede, blockchain girişimcisi ve Coin Center üyesi Michael Lewellen geçen yıl DOJ’a karşı dava açarak, saklama hizmeti sunmayan kripto para birimi kitle fonlama platformu Pharos’un para transferi yasalarını ihlal etmediğine dair bir karar talep etti. Dava, saklama hizmeti sunmayan gizlilik araçları geliştiren yazılım geliştiricilerinin haksız bir şekilde hedef alındığını savunuyor.
Adalet Bakanlığı daha sonra, düzenleyici ihlalleri nedeniyle kripto borsaları, geliştiriciler veya kullanıcılar aleyhine artık ceza davası açmayacağını duyurdu. Bu gelişme, kripto ile ilgili suç faaliyetlerini soruşturmaktan sorumlu özel birim olan Ulusal Kripto Para Uygulama Ekibi’nin (NCET) lağvedilmesinin ardından geldi.
